Dünya ekonomisindeki en önemli gösterge, dünya ticaret hacmidir. Dünya ticaret hacminin sürekli artışı, dünya ambalaj sektörüne de her zaman büyüme olarak yansımak zorundadır. Çünkü tüm ihracatlar ambalajla yapılır. Özellikle Avrupa ülkelerinde gıda ambalajları ve içecek ambalajları, toplam ambalaj kapasitesinin %60’ını oluşturduğundan, gıda ve ambalaj sektöründeki her gelişme, ambalaj sektörüne de gelişme olarak yansımaktadır.
‘Packaging Outlook 2001’ raporuna göre, 1997 yılından beri ambalaj pastasının en büyük kısmını Batı Avrupa merkezleri oluşturuyor. Bu merkezlerin toplam pazar payı yüzde 28 ve pazar büyüklüğü 111 milyar 858 milyon dolar. 2. sırada yer alan Kuzey Amerika yüzde 27 pazar payına ve 105 milyar dolar pazar büyüklüğüne sahip. Ambalaj kullanım oranı, o ülkenin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı olarak artıyor. Ortalama olarak, Japonya’ da 500 dolar, ABD’ de 300 dolar, Avrupa’ da 250 dolar olan yıllık kişi başına ambalaj tüketimi, ülkemizde 50 dolar kadar olup, dünya ortalamasına yakın bir değere sahip.
Önümüzdeki 20 yıl içinde bireysel üretim ve tüketimin artış hızına paralel olarak ambalajlanacak gıda ve endüstriyel ürünlerin önünde en az yüzde 30-40’lık ilave bir ambalaj kullanımı potansiyeli bulunuyor. Ekonomik hareket içinde dünya ambalaj üretim değerinin 600 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Bu rakam içinde teneke ambalajın payı yüzde 20 (120 milyar dolar) ABD’de toplam ambalaj değeri 120 milyar dolar, AB ülkelerinde ise 100 milyar dolar civarında.
Türkiye’nin dünya ticaretindeki yüzde 1’e yakın payı ile orantılı olarak, 6 milyar dolar civarında ambalaj üretim değeri olduğu tahmin ediliyor. İstanbul Sanayi Odası’nın 2001 yılında yapmış olduğu değerlendirmede, Türkiye ambalaj sanayinde 1998 krizi sonucunda iç pazarda yüzde 5-10 arasında bir daralma gözlendi. Ancak amaca uygun ’ambalaj folyosu’ üretimi krizlere rağmen sanayileşen, ihracata yönelen ve Avrupa Gümrük Birliği’ ne üye olan, önümüzdeki yıllarda AB’ye üyeliği beklenen ülkemizde en geçerli yatırım özelliğini koruyor.